ÇOCUKLAR NE ZAMAN SUSMAZ?

Son zamanlarda yaşanan çocuk istismarı olayları gün geçtikçe artıyor.Önce bir insan sonra bir anne olarak bu konu da asla susmadığımızı,görmezden gelmediğimizi,üzerine konuşmamız hatta yazmamız gerektiğinin farkındayım. Bu duygunun ışığında sizlere mesleki deneyimine güvendiğim ebeveyn sohbetlerinde bir anne olarak ondan çok şey öğrendiğim sevgili psikolojik danışman Elzem Güçlü Arslan’la çocuk istismarı konusunda farkındalık adına bir röportaj gerçekleştirdik.

Özel bölgeler,çocuklarımıza kendilerini koruma yönünda kazandırmamız gerekenler ve çocuklarımıza cinsellik hakkında verdiğimiz mesajlar üzerine konuştuk.

O zaman haydi başlayalım…

Elzem Hanım cinsel istismar sizce nedir?

-Çocuğun herhangi bir şekilde cinsel etkileşime maruz bırakılması, çocuğun cinsel organına dokunulması, çocuklarla cinsel içerikli bir konuşma, çocuğu kendi cinsel organına ya da vücuduna dokundurtmak, çocukların görebileceği herhangi bir yerde mastürbasyon yapmak, çocuklardan kendi bedenlerine dokunmalarını istemek.
Bütün bunlar birer cinsel istismar eylemidir.

Peki, çocukların hangi davranışlarından ya da söylemlerinden cinsel istismara uğradığı anlaşılır?
-Çocuklar olumsuz bir deneyim yaşadıklarında bunu bize bir şekilde anlatırlar. Bu ifade şekilleri her zaman yetişkinlerin anlayabileceği ölçüde direkt olmayabilir. Bu nedenle çocukların mesajlarına karşı duyarlı olmak, davranış ve duygu değişimlerini takip etmek önemli bir ipucu olacaktır.
Aynı zamanda her çocuğun duruma yönelik sergilediği davranış farklı olabilir. Uyku ve yemede bozulmalar, ani davranış değişimleri, alt ıslatmaya başlaması, yaşı ile uyumlu olmayan cinsel davranışlarda bulunması, özel bölgelerini gösterme ihtiyacı, sosyal ortamlarda uyumsuzluklar yaşaması, kâbuslarının artması gibi şekillerde ortaya çıkabilir. Tabii bunların tek başına varlığı kesin bir istismar göstergesidir demek asla doğru değil. Ebeveynleri bu anlamda kaygılandırmak istemem. Fakat bir çocuğun istismara uğradığı yönündeki söylemleri mutlaka ciddiye alınmalıdır.

Peki, bizler ebeveyn olarak ne gibi önlemler almalıyız?
-Öncelikle bunu bir önlem olarak değil bir tutum olarak düşünmeliyiz. Cinsellik hakkındaki tutumumuz çocuklarımıza çok önemli mesajlar verir. Bu nedenle önce cinselliğe yönelik bakış açımız hakkında bir farkındalığa sahip olmamız çok önemli. “Cinsellik hakkında rahat konuşabiliyor muyum?”, “Cinsel organların anatomik isimlerini kullanmaktan rahatsız oluyor muyum?” Bu tür soruları kendimize sormakla işe başlayabiliriz. Kendimize yönelik bu farkındalığımız çocuklarımıza verdiğimiz mesajları anlamamıza da yardımcı olacaktır. Çünkü ailesinde özel bölgeler hakkında konuşulmayan, özel bölgelerin özel olduğu ile ilgili farkındalığa sahibi olmayan çocuklar, istenmeyen bir dokunuşun ayrımına varmakta güçlük çekebiliyorlar. Olumsuz bir deneyim yaşadıklarında ise bu durumu, kabul görmeyeceğini düşündükleri için ebeveynleri ile paylaşmayabiliyorlar.

Biz ebeveynler çocukları ile cinsellik hakkında bilgi verirken nasıl konuşmalı?
Cinsellik ile ilgili konuşurken doğal olmamız önemli. Zaten doğal olan bu durumun, doğal olmadığını çocuklara düşündüren şey tutumlarımız. Ebeveynler cinsellik hakkında konuşma konusunda ne kadar doğal ve rahat olurlarsa çocuk da bu konularda rahatlıkla konuşabileceği mesajını alır. Böylece çocuk merak ettiklerini sorabilir, olumsuz bir deneyim yaşadığında bu durumu ebeveynleri ile paylaşabileceğini bilir.
Çocuklara cinsellik hakkında bilgi verirken doğru terimleri kullanmak önemli. Takma ve sevimli isimler çocuklara bu organların ve bölgelerin normal olmadığı, kötü olduğu bu nedenle sevimli gösterilmesi gerektiğini düşündürebilir. Bu nedenle penis, vulva, popo, meme kelimeleri çocuklara bilgi verilirken mutlaka kullanılması gereken kelimeler. Böylece çocuğun olumsuz bir deneyim yaşadığında söyleyecekleri bir kafa karışıklığı da yaratmayacaktır.
Aynı zamanda özel bölgeleri kimlerin, hangi durumlarda görebilecekleri hakkında çocukların bilgilendirilmesi de çok önemli. (anne, baba, gerektiği durumlarda annen yanındayken,doktor vb.)

Biz genel olarak yakın teması seven bir milletiz, çocuklara da sevgimizi öperek, sarılarak gösteririz. Peki, çocukların gerçek sevgiyi ve istismarı ayırt edebilmeleri için çocuğumuzla kurduğumuz yakınlık nasıl olmalı?
Dikkat edilmesi gereken önemli iki nokta var. Birincisi cinsel bölgeleri bir oyun ya da sevme aracı olarak kullanmamak. Çocuk popoya vurulmasını, penisin sıkıştırılmasını bir sevgi göstergesi olarak algıladığı zaman bu dokunuş iyi niyetle yapılmasa bile yadırgamamasına neden olabilir. Ebeveynler dahil çocuklara bu bölgelerin özel olduğu mesajını vermeliler, sevme amacı ile dokunmamalılar.
İkinci önemli bir nokta ise çocukların ‘hayır’ deme becerisini geliştirmek ve beden kontrolünün kendi elinde olduğunu hissettirmektir. Bu beceri de çocuğa söylediklerimizden çok tutumlarımız ile gelişir. Çocuk ‘hayır’ dediğinde istemediği durumları ve davranışları engelleyebildiğini görürse, bedenine ancak ve ancak kendisi istediğinde dokunulduğunu görürse o zaman ‘hayır’ın etkili bir sözcük olduğunu anlar ve istenmeyen bir durumda bunu söyleme ihtimali artar.

Ebeveyn olarak olaya maruz kalan çocuklarımıza nasıl davranmalıyız?
Çocuğu anlamamız, onun yanında olduğumuzu, suçun kendisinde olmadığını bildiğimizi hissettirmemiz çok önemli. Hatta daha doğru bir yaklaşımda bulunmak için bir uzmandan destek alınmalı.

Çocuklarımızın bu konuda kendini koruması için ne gibi söylemler ve davranışlar sergilemesi lazım?
Çocuklar, istemediği durumlarda ‘hayır’ demeyi öğrenmeli. Bunun için ‘hayır’ sözcüğünü kullandığında etkili olduğunu gördüğü günlük hayat deneyimleri yaşamalı.
Yardıma ihtiyacı olduğu anlarda güvendiği yetişkinlerden yardım isteyebileceğini bilmeli. Bunun için yine, yardım istediği zamanlarda yargılanmadığı, destek gördüğü günlük hayat deneyimleri yaşamalı.
Özetle, çocuklar özel bölgelerini tanımalı, bu bölgelere kimlerin dokunabileceğini ve bu bölgeleri kimlerin görebileceğini bilmeli, ebeveynleri ile bu konular hakkında rahatlıkla konuşabilmeli ve bedenlerinin kontrolünün kendilerinde olduğu yönünde mesajlar almalılar.

~~~

Çocukların gelişim yolculuğunda istismara asla maruz kalmamaları ve biz ebeveynlere bir nebze de olsa farkındalık yaratması dileği ile,

Sevgiler?

2 Yorum Var

  1. Çok faydalı bilgiler içeren bir röportaj olmuş, elinize sağlık… Devam serisini merakla bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir